HATA[Y]I ANLAMAK
Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Bilgisayar Destekli Tasarım Dersi Sergisi

Amik Gölünün kurutulması sonucu ülkemizde dahi göremediğimiz

Yılanboyun Kuşu (Anhinga melanogaster)


Modelleme: Mehmet Ali TURUNÇ (Autodesk 3Ds Max programı ile modellendi ve Autodesk Slicer programı ile makete dönüştürülüp Lazer Kesimi yapıldı.)


Karabatakları andırsa da uzun boyun omurları nedeniyle yılansı boyunları ve ok gibi sivri gagalarıyla onlardan ayrılan bir aile Anhingidae, nam–ı diğer yılanboyun kuşları. Bu ailenin dört türünden biri olan Anhinga rufa’nın bazı üyelerinin mesken tuttuğu yerler arasında bir zamanlar Amik Gölü de yer alıyordu. Yılanboyunların Türkiye’deki varlığına dair ilk kayıt 1882’de doğacı Henry Baker Tristram, 1883’te ise arkeolog ve antropolog Ernest Chantre tarafından yayımlanan makaleler. 1910’da zoolog Israel Aharoni’nin 20 civarında örneği Avrupa müzeleri için Amik’ten topladığı biliniyor. Kuş gözlemcisi Richard Meinertzhagen’e göre 1933’te Amik’te yuvalanmış 55 çift yaşıyordu. Devlet Su İşleri’nin 1956 yılında Amik’te tahliye kanallarını açmasına dek yaşam koşullarında pek bir değişiklik olmamıştı. 1956 yılında başlayan bu süreç, 1974 yılına gelindiğinde Amik Gölü’nün tamamen kurumasıyla sonuçlandı. Bu, aynı zamanda yılanboyunların en kuzeydeki yuvalarının yok olması demekti. Kaz karabatağı olarak da anılan yılanboyunun Türkiye’de bilinen en son kaydıysa, ömrünün 50 yılından fazlasını Türkiye kuşlarını araştırmakla geçiren Hans Kumerloeve tarafından 9 Mayıs 1962’de görülen tek bir kuşa ait.

Kaynak: National Geographic Dergisi, Prof.Dr. Ahmet KARATAŞ (Mart 2016)